Bir tarikata bağlanmak ve bir mürşid seçmek zorunlu mudur?
Tasavvuf alanında tarikat alanında bir kamil mürşid edinmek onu Peygamberin önüne geçirmek demek değildir. Burada İşte benim mürşidim Kur’an’dır benim mürşidim kitaptır, başka bir mürşide ihtiyaç yoktur veya falanın mürşidi şudur diye ayırıma gitmek bunu sulandırmaktır.
Kişinin bir tarikata intisap etmesi bir mürşidi kamili kendisine mürşit edinmesi Peygamberi ve Kur’an’ı devre dışı bırakmak anlamında değildir hattı zatında böyle bir şey yapması onun için bir zındıklıktır. Birilerinin kalkıp da tasavvufun aleyhine konuşması onların maalesef zavallılığını ortaya koyar.
Bunlara cevap verme mahiyetinde tasavvufu dinin önüne geçirmek hâşâ bu da yanlıştır. Tasavvuf ve tarikat tamamıyla şeriatın hizmetçisidir. Tarikata intisap etmeyen cennete giremez hâşâ böyle bir i’tîkâd yanlış bir i’tîkâddır, insanı şeriat dairesinden çıkartan bir i’tîkaddır Cennet, imanlı bir şekilde ahirete giden her bir müslümanın varacağı yerdir.
İmanı muhafaza edebilme iman çerçevesinde amelimizde de ihlası elde edebilmede fayda sağlayacak bu konuda bize hizmet edecek tasavvuftur, tarikattır. Tarikatı böyle görmemiz gerekir, bu şekilde algılamamız gerekir.
