İslam dinine göre zekât, Allah’ın farz kıldığı bir ibadet olduğu için şartlı olarak verilmesi uygun görülmez. Zekât verirken esas olan, malın mülkiyetinin gerçekten ve karşılıksız şekilde ihtiyaç sahibine geçmesidir.
Eğer zekât “şunu yaparsan veririm”, “şu amaçla kullanacaksın” ya da “bana geri vereceksin” gibi bir şarta bağlanırsa, bu durum zekâtın ruhuna aykırı olur ve ibadeti geçersiz kılabilir. Çünkü zekât, bir yardım karşılığı ya da kontrol aracı değil; sırf Allah rızası için verilen bir haktır.
Ancak ihtiyaç sahibine tavsiye veya nasihat etmek, örneğin zekâtı faydalı bir alanda kullanmasını temenni etmek şart koşmak sayılmaz. Özetle, zekât baskı, beklenti veya bağlayıcı şart olmadan, gönüllü ve karşılıksız şekilde verilmelidir.
Etiketler
Fatih Kalender22 Ocak 2026
0 116






