Kaza namazı kılmak için vakit namazlarının sünnetini terk etmek uygun mudur?
Kaza namazı kılmak için vakit namazlarının sünnetini terk etmek uygun mudur?
Vaktinde kılmak namazlarda asıl olandır. Vaktinde kılınmayan her namazın hesabı vardır. Sorumluluğu ve günahı vardır. Bundan dolayı vaktinde kılmadığımız her bir namaz için öncelikle tövbe ve istiğfar edeceğiz.
Kardeşlerimiz tabii ki geçmişte kılamadıkları namazların kazasını muhakkak yapsın. Ancak bazen şu düşünce içerisinde olabiliyorlar. Bunu henüz namaza başlamamış kardeşlerimiz için de söylüyorum. Çünkü şöyle bir rahatlık ve özgüven olabiliyor: “Hocam, nasıl olsa kazası var. Biraz yaş ilerlesin, kazasını yaparım.”
Vaktinde kıldığımız namaz, Allah’ın izniyle, şartlarına ve kurallarına uygun kıldıysak makbuldür. Ama vaktinde değil de kazaya bırakarak kıldığımızda kabul olup olmayacağının garantisi yok. Yani bundan dolayı “Tamam, sen namazını kıldın, artık kulum seni hesaba çekmeyeceğim.” denileceğinin garantisi yok. Kazaya bırakılmış her namazın hesabı vardır. Rabbimizin affına ve mağfiretine kaldık.
O yüzden namazları vakti geçmeden kılmaya özen göstermek lazım. Ancak çeşitli sebeplerle kazaya kalan bir namazdan dolayı, dediğimiz gibi, önce tövbe ve istiğfarımızı yaparız. Sonra da ister vaktin başında ister vaktin sonunda, bu kişinin kendi durumuna göre değişir.
Vaktim müsaittir; günde her bir vakit namazının peşinde birer, ikişer, üçer kaza namazı kılarım. Bunun sonu ve sınırı yok. Bu, kişinin takati, gücü ve sağlığıyla alakalı bir durumdur.
Ama öyle veya böyle, geciktirmeden “Ben bunu nasıl bitiririm?” diye bunun bir planını ve programını yapmak çok önemlidir.
Ancak bunu söylerken de şöyle düşünmemek gerekir: Örneğin 10 yıl boyunca namaz kılmamışım. Burada bir hatam, ihmalkârlığım var. Şimdi 10 yıl kılmadım, bari bir 10 yıl da sünnet kılmayayım da o sünnetlerin yerine bu kazaları kılayım diye düşünmek de başka bir ihmalkârlıktır.
O yüzden özellikle revâtib sünnetleri, müekked sünnetleri vaktinde kılmaya özen gösterelim. Özellikle bugün bunu Hanefi mezhebine tabi olan kardeşlerimiz için ısrarla söylüyoruz. Hem sünnetlerimizi kılarız hem de kazalarımızı olabildiğince en kısa zamanda bitirmeye gayret ederiz.






